MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1136 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık savunması, tanık anlatımları ve yaptırılan kolluk araştırmasına göre, adliye yakınında bulunan işyerinde, kendisine müracaat eden şahısların istek ve beyanlarını yazıya geçirerek dilekçe hazırlamak şeklinde gerçekleştirdiği fiilin "yalnız avukatların yapabileceği işler" başlığı altında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/1. maddesinde sayılan işlerden olmadığı, sanık tarafından düzenlenen evrak adli işlere ait olsa bile aynı maddede söz edilen "adli işlere ait bütün evrakı düzenlemek" olarak kabul edilemeyeceği cihetle atılı suçun unsurlarının oluşmadığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy