MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, katılan ...’ın şikayetçi olduğu “120” isimli eser ile ...’un şikayetçi olduğu “Metrodan Kaçış” isimli eserlerin, yakalanan ürünlerin içinde bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddeleri uyarınca hüküm kurulmak suretiyle bozma kararı gereğinin yerine getirilmemesi,
2- UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 10.02.2012 tarih ve 2011/474 Esas, 2012/80 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/5505 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının mevcut bulunması nedeniyle, anılan dosyanın getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, aksi halde suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğundan bozulmasına karar verilmesine karşın, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2011/474 Esas, 2012/80 karar sayılı dava dosyasının 2016/38 Esas sırasına kaydı alınıp, 29.03.2016 tarih ve 2016/211 Karar sayılı ilamı ile TCK’nın 43. maddesinin uygulanması yönünden ilk hükmünde direnme kararı verilmesi nedeniyle dosyaların birleştirilmesi ve TCK’nın 43. maddesinin uygulanması mümkün olmadığından bahisle TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmiş ise de; sanığın UYAP sisteminden alınan güncel adli sicil kaydında, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarih, 2016/38 Esas ve 2016/211 Karar sayılı ilamının 27.06.2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
Anılan dosyanın getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy