MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, 5237 sayılı TCK’nun 73. maddesi uyarınca şikayet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi içerisinde şikayette bulunmalıdır.
Somut olayda ise; katılanın yargılamanın hiç bir aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmayıp, 17.10.2014 tarihinde talimatla alınan ifadesinde de sanık hakkında şikayetçi olmadığını açıkça beyan etmesi karşısında; açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy