MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayetçi vekilinin 05/03/2014 tarihli dilekçesiyle sanıklar hakkında İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan yaptığı şikayet ile ilgili olarak her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
1- Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette,
2- Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
3- Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut uyuşmazlıkta; şikayetçinin sanıkların yetkilisi oldukları şirkete ait araçları devrettiklerini iddia ettiği şikayet dilekçesinde şikayet konusu devirlere ilişkin faturaların hangi dosya içerisinde bulunduğunu belirtmiş olması nedeniyle İİK’nun 351. maddesi kapsamında somutlaştırma yapmış olduğu gözetilmeyip ilgili dosya getirtilerek incelenip şikayet konusu araçların ticari faaliyet kapsamında satılıp satılmadığı, elde edilen meblağın borç ödemede kullanılıp kullanılmadığı hususlarında gerekirse borçlu şirketin defter, belge ve banka hesapları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre şikayete konu devirlerin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy