MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-İİK’nın 333/a ve 337/a maddelerine ilişkin olarak kurulan hükümlere yönelik incelemede,
İcra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak, şikayet olunan asıl borçluya değil de borçlu vekiline icra emri tebligatının, cezai sorumluluk açısından hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla, sonuç itibariyle doğru olan beraat kararlarına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-İİK’nın 345/a maddesine yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde, İİK'nın 345/a. maddesi uyarınca da şikayette bulunması karşısında, mahkemece bu madde hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy