MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Hükmüne uyulan Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2012/101159 Esas-2012/17150 Karar sayılı bozma ilamında, borçlu şirketin ticari defter ve kayıtlarının temini ile hakkındaki icra takipleri tespit edilip şirketin pasifine eklendikten sonra, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri yerine, şirketin aktif ve pasif durumunu tam olarak belirlemekten uzak, dönem varlıklarının ve borçların neler olduğunu açıkça belirtmeyen ve denetime elverişli olmayan, sadece vergi dairesince dosyaya gönderilen 2009 yılı bilanço ve gelir tabloları üzerinde yapılan incelemeye göre düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak sanıkların beraatlerine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği belirtildiği halde, mahkemece bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek, usulüne uygun bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, borçlu şirketin ticareti terk edip etmediği yönünde araştırma yapılıp, bozma öncesi rapora atıf yapılarak eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy