MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine gör dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de bu durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında;
- İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 10.10.2011 tarih ve 2011/461 esas, 2011/624 sayılı kararı ile verilip Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2013/21858 esasında kayıtlı olarak daha önceden temyiz isteminin reddi kararı verilerek kesinleşen dava dosyası,
- İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 16.10.2012 tarih ve 2011/288 esas, 2012/456 sayılı kararı ile verilip Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/12442 esasında kayıtlı olarak daha önceden temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onanması suretiyle kesinleşen dava dosyası,
-15/09/2015 günü incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/5252 esasına kayıtlı İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 21.02.2012 tarih ve 2011/460 Esas- 2012/129 sayılı,
-15/09/2015 günü incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/6862 esasına kayıtlı İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarih ve 2012/57 Esas- 2012/213 sayılı,
-15/09/2015 günü incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/13907 esasına kayıtlı İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2013 tarih ve 2011/391 Esas- 2013/123 sayılı,
- İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 04.03.2014 tarih ve 2012/998 esas, 2014/296 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2016/1810 Esasında kayıtlı olan,
- İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 22.04.2014 tarih ve 2012/345 Esas, 2014/515 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2016/8055 Esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyaların getirtilip incelenerek mümkün olanların birleştirilmesi, kesinleşmiş olanların ise suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle,sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- Şikayetçi vekilinin dava konusu eserle ilgili olarak hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri ibraz etmemesi karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi yerine aynı Kanun'un 71/1, 81/13. maddeleri gereğince uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy