... 10/02/2014 tarihli nüshasının birinci sayfasında “Bir tuhaf dinleme hikayesi” ve 14. sayfasında “Başkana KCK kumpası” başlıkları ile yayımlanan yazılar nedeniyle ilgilisi ...’nun vâki düzeltme ve cevap isteminin kabulüne dair Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2014 tarihli ve 2014/146 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2014 tarihli ve 2014/288 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 02/08/2016 gün ve 10206 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2016 gün ve KYB. 2016/ 337803 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 74. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268/3-a maddesinde yer alan " Sulh Ceza Hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir." hükmü ile 6545 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 10/1. maddesinde yer alan " Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur." şeklindeki düzenlemeler gereğince kararın verildiği tarihte Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kaldırılarak, Sulh Ceza Hâkimliklerinin kurulduğu dikkate alındığında, mercii Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince itiraz incelemesinin yapıldığı tarihte görevsiz olduğu cihetle, görevsizlik kararı verilerek dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
28/06/2014 tarihinde yürülüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 74. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın "itiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268. maddesi;
"(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) İtiraz üzerine ilk defa sulh ceza hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararlarına itiraz edilmesi durumunda da (a) bendindeki usul uygulanır. Ancak, ilk tutuklama talebini reddeden sulh ceza hâkimliği, tutuklama kararını itiraz mercii olarak inceleyemez.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler..." şeklinde itiraz usulünü ve mercilerini düzenlemektedir.
Kanun yararına bozmaya konu dosyada; düzeltme talebi reddedilen kişinin, yasal düzenleme yürürlüğe girmeden itiraz ettiği, itirazı inceleyen mercii Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, kamu düzeninden olan görev hususunu her zaman re'sen gözetmesi ve yasada itiraz merciine dair yapılan değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı vermesi gerekirken, dosyanın esasına girmek suretiyle 08.07.2014 tarihinde itirazın reddine karar vermesi kanuna aykırı bulunmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2014 tarihli ve 2014/288 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, kararı veren mahkeme tarafından, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yerine getirilmesine, 12/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy