Yoklama kaçağı olup 4 aydan sonra 1 yıl içinde yakalanmak suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 6371-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/3-e ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/02/2016 tarihli ve 2015/256 esas, 2016/107 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 23/08/2016 gün ve 94660652-105-45-7109-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/09/2016 gün ve KYB.2016-350942 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-Sanık hakkında yoklama kaçağı olup 3 aydan sonra gelmek suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63/1-A.1.5 (yks) maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 13/07/2015 tarihli ve 2015/1462 soruşturma, 2015/1370 esas, 2015/1278 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihi 16/06/2014 olup sanığın cezalandırılmasının talep edildiği 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinin suç tarihinden önce 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilerek, yoklama kaçağı olup dört aydan sonra bir yıl içinde gelenlerin iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağının hüküm altına alındığı, dolayısıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 6217 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un 63/1-a-son maddesinin sanık lehine olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226/1. maddesi gereğince ek savunması alınarak cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında birinci bentte anlatılan ve aleyhine sonuç doğuran surette temel cezanın belirlenmesini takiben, dosya kapsamı ile uyumlu ve atılı suç ile bağlantısı olmayan 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesi gereğince cezasının yarı oranında arttırılmasına karar verilerek fazla ceza tayininde,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'ın yoklama işlemlerini yaptırması gerektiği son tarih olan 31/10/2009 tarihinden yakalandığı 23/05/2014 tarihine kadar yoklama kaçağı olması sebebiyle Salihli Kaymakamlığı tarafından sanık hakkında verilen 16/06/2014 tarihli 5900-5903 esas, 64 sayılı idari yaptırım kararının 04/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, 23/05/2014 tarihinde yakalanan sanığın kendisine verilen süre içerisinde yoklama işlemlerini yaptırmayarak 9 ay 6 gün süre ile yoklama kaçağı kaldıktan sonra 02/03/2015 tarihinde askerlik işlemlerini yaptırmak için kendiliğinden Salihli Askerlik Şubesi Başkanlığı'na başvurduğu anlaşılmıştır. Sanığın 02/03/2015 suç tarihli eyleminin 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen şekliyle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-a-son maddesinde tanımlanan ve 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngören (dört aydan sonra bir yıl içinde gelen) yoklama kaçağı suçunu oluşturduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 58/4. maddesinde yer alan, "Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarih 2011/7-309 Esas 2012/94 sayılı kararı nazara alındığında, Mahkemesince tekerrüre esas alınan ilama konu suçların gece vakti açıktan hırsızlık olması karşısında, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği anlaşıldığından, bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.