5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ... 'ın, anılan Kanun'un 63/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2009/86 esas, 2012/183 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5809 sayılı Kanun’un 63/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2015/168 esas, 2016/52 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 19/08/2016 gün ve 5695 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2016 gün ve KYB. 2016 / 348038 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın üzerine atılı suçun cezasının adlî para cezası olması ve uygulanan kanun maddesi nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanığın 12/02/2016 tarihli İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesince alınan ifadesinde, suça konu telsizin ruhsatlı olduğunu beyan etmesi ve dosya içerisinde bulunan söz konusu telsize ait H 367140 sıra numaralı fatura ile Telekomünikasyon Kurumunun 19/06/2008 tarihli ruhsat belge suretlerinin ilgili yerlerden asıllarının temin edilerek yapılacak inceleme sonucuna göre sanık hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesinin (1-) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın ön ödeme başlıklı 75. maddesi, "...(1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,...
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz...
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır..." hükümlerini amirdir.
5809 sayılı Kanun'un "cezai hükümler" başlıklı 63/4. maddesi; "...Kurma ve kullanma izni ile ruhsatname alınması gereken telsiz cihazı veya sistemlerini bu Kanun'un 37 nci maddesine aykırı olarak, Kurumdan izin almaksızın satan, kuran, işleten ve kullananlar hakkında ikibin güne kadar adlî para cezası uygulanır. Bu cihazları, gerekli izinler alınmış olsa bile millî güvenliği ihlal amacıyla kullananlar eylemleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar...." ve aynı Kanun'un "Telsiz kurma ve kullanma izni, telsiz ruhsatnamesi ve kullanıma ilişkin esaslar" başlıklı 37/1. maddesi; "... Radyo ve televizyon yayınlarına ilişkin ilgili kanununda belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla, Kurum düzenlemelerinde belirtilen ve işletilmesi için frekans tahsisine ihtiyaç gösteren telsiz cihaz veya sistemi kullanıcıları, telsiz kurma ile kullanma izni ve telsiz ruhsatnamesi almak zorundadır. Bu kapsamdaki kullanıcılar telsiz cihaz veya sistemlerini Kurum düzenlemeleri ve telsiz ruhsatnamesinde belirtilen esaslara uygun olarak kurmak ve kullanmak mecburiyetindedirler..." hükümlerini amirdir.
Kanun yararına bozmaya konu somut olayda, suç tarihinde sanığın sorumlusu olduğu balıkçı teknesinde kurulu telsiz cihazının ruhsatının bulunmadığı, buna dair yapılan araştırma ve bilirkişi raporunda suça konu telsizin ruhsata tabi olduğu, o tarihte yürürlükte olan 5809 sayılı Kanun'un 37. maddesine aykırı olarak sanığın ruhsatsız telsiz sistemi kurduğu ve kullandığının tutanakla tespit edildiği, soruşturma aşamasında sanığa önödeme ihtarında bulunulmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2015/168 esas, 2016/52 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği kararı veren hakim veya mahkemece, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre, sanık hakkında verilen önceki hükümde belirlenmiş cezadan daha ağır olmamak üzere yeniden bir hüküm verilmesine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesinin (2-) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede ise;
Sanığın suça konu eyleminin dosyadaki delillerle birlikte değerlendirilmesi suretiyle, suçun sübutuna yönelik olarak mahkemece verilen ve takdir yetkisi sınırları içinde bulunan kararlar bakımından kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği, dosyadaki delillerin yeterliliği meselesinin mahkemenin takdirinde olan bir husus olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği (2-) numaralı bent yönünden yerinde görülmediğinden REDDİNE, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy