5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca yedi kez 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası cezalandırılmasına dair Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2015 tarihli ve 2015/157-903 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 18/08/2016 gün ve 5207 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2016 gün ve KYB. 2016/ 348060 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan ...'un bilgi ve rızası dışında, yedi adet telefon aboneliği sözleşmesini sahte olarak düzenleme şeklindeki eylemi hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her telefon aboneliği sözleşmesi düzenlenmesinin ayrı ayrı suçlar olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın "zincirleme suç başlıklı" 43/1 maddesi, "...Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır..." hükmünü amirdir.
Kanun yararına bozmaya konu edilen somut olayda; sanığın işyeri olan Kurt İletişim adlı işyerinden katılan adına 2008- 2010 yılları arasında değişik tarihlerde 7 adet farklı abonelik sözleşmesi ve numara taşıma işlemi gerçekleştirildiği, sanığın sabit görülen eylemi nedeniyle mahkemece 7 farklı ceza verildiği, ancak sanığın eylemlerinin, aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda yinelenen eylemler olduğu, arada hukuki kesintininde oluşmadığı dolayısıyla TCK 43/1 maddesinin uygulama şartları olduğu halde ayrı ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi kanuna aykırı olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2015 tarihli ve 2015/157-903 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, önce hükümdeki adli para cezasına dair tüm uygulamaların çıkarılmasına, sanık ...'un, eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10 maddesi gereği, 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen cezanın şartları oluşan TCK 43/1 maddesi gereği 1/4 oranında artırılmak suretiyle 62 gün adli para cezasıyla, sanık hakkında belirlenen gün adli para cezasının TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL ile çarpılması sonucu 1.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.