Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın ortağı olduğu ... İnşaat Limited Şirketinin, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2014 tarihli ve 2010/766 esas, 2014/237 karar sayılı maddi ve manevi tazminat ödemesine ilişkin ilamının takibe koyulduğu Kayseri 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17827 sayılı dosyasında sanığa gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri neticesinde gerçekleşen haciz işlemi sırasında sanığın verdiği taahhüdün geçerli olmadığından bahisle 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince beraatine dair Kayseri 2. İcra Ceza Mahkemesi’nin 10/03/2016 tarihli ve 2016/169 esas, 2016/300 sayılı kararını müteakip, yapılan itiraz üzerine itirazın kabulü ile sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Kayseri 3. İcra Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2016 tarihli ve 2016/56 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/08/2016 gün ve 94660652-105-38-9118-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2016 gün ve KYB.2016/347642 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Kayseri 3. İcra Ceza Mahkemesinin 29/03/2016 tarihli ve 2016/56 değişik iş sayılı kararı sonrasında, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2014/17827 sayılı takip dosyası kapsamında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89/1,2,3. maddesi gereğince sanık adına çıkartılan haciz ihbarnamelerinin iptaline dair Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/425 esas, 2016/458 sayılı kararı karşısında, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11/10/2015 tarihli ve 2015/14495 esas, 2015/25479 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığın, borçlu şirket ortağı olması halinde üçüncü kişi sayılamayacağı, dolayısı ile kendisine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği, hukuki sonuç doğurmayan işleme dayalı olan haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun gönderildiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kayseri 3. İcra Ceza Mahkemesi’nin 29/03/2016 tarihli ve 2016/56 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.