MAHKEMESİ : Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, sanık ...’in temyiz dilekçesi içeriğinden, hakkında verilen hapis cezalarını temyiz ettiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına hasren dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık ... hakkında birleşen 2010/272 ve 2010/145 esas sayılı dava dosyalarında, suç tarihi 27.02.2010 olan dosyada 26.05.2010 tarihinde iddianamenin düzenlemesi ile hukuki kesintinin gerçekleşmesi karşısında, sanık hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması yerine, TCK 'nın 43. maddesi uyarınca uygulama yapılmış ise de, bu husus karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ... hakkında birleşen 2009/32, 2009/26, 2009/78, 2009/73, 2009/124 esas sayılı ve birleşen 2010/272 , 2010/145 esas sayılı dava dosyaları ile sanık ... hakkında 2012/253 esas sayılı ve bu dosya ile birleşen 2008/373 esas sayılı dava dosyalarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Sanık ... hakkında 2012/253 esas sayılı ve bu dosya ile birleşen 2008/373 esas sayılı dava dosyalarına ilişkin olarak, sanık hakkında belirlenen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasından, İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarih, 2009/20 esas, 2010/402 karar sayılı kararı ile hükmedilen ve kesinleşen 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının mahsubu suretiyle ( 80 TL adli para cezası, 5252 sayılı Kanun’un 5/3. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 100 TL üzerinden hapse çevrilmesi suretiyle 1 gün hapis cezası olarak belirlenerek) sanığın 6 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılması yerine 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak ve sanık ... hakkında hükmedilen sonuç cezanın “6 ay 19 gün hapis cezasına’ indirilmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Diğer hükümlere ilişkin temyiz incelemesine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında Yerel Mahkemenin 2012/253 esas sayılı ve sanık ... hakkında birleşen 2010/280 esas sayılı dava dosyalarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede;
a) 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki kişi tabiriyle kastedilenin suçun mağduru olması, haklara tecavüzün önlenmesi başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunda Dairemizin de benimsediği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması, bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde de bu durumun değişmeyeceği, zira 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç genel teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacak olup bu nedenle sanık ... hakkında tüzel kişiliğe haiz Sinebir Meslek Birliğinin, sanık ... hakkında ise tüzel kişiliğe haiz ... Meslek Birliği ile ... Film Filmcilik ve Sin. Tic. A.Ş.’nin şikayetleri nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı halde anılan fıkra uygulanarak fazla ceza tayini,
b) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- Sanık ... hakkında birleşen 2009/326 esas sayılı dava dosyasından kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
a) 23.05.2009 tarihli olay tutanağı, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü saat 13.00 sıralarında, hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle temyize gelmeyen olayın diğer sanığı ...’in CD satışı yaptığının görevli polis memurlarınca tespit edilmesi üzerine olaya müdahale edilmek istendiğinde şahsın olay yerinden kaçtığı ve otopark girişinde 242 adet bandrolsüz cd bulunarak muhafaza altına alındığı, aynı şahsın tekrar gelebileceği düşüncesi ile aynı gün saat 16.00 sıralarında olay yerine gidildiğinde, ... isimli şahıs ile birlikte satış yaptığı tespit edilen sanık ...’dan ... ve ... isimli bandrolsüz 2 adet film CD’si ele geçirildiği anlaşılmakla, saat 13.00 sıralarında meydana gelen 242 adet bandrolsuz CD’nin ele geçirilmesi olayını ...’in, sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiğine ilişkin delil elde edilemediği ve ... Film Filmcilik ve Sin. Tic. A.Ş. tarafından sunulan hak sahipliği belgeleri arasında sanık ...’dan ele geçirilen ... ve ... isimli eserlerin bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesi yerine aynı Kanun’un 71/1, 81/13. maddeleri gereğince uygulama yapılması ve anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
b) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy