Marka hakkına tecavüz suçundan sanık ...'ın, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/a-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine dair Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/175 esas 2016/532 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 28/09/2016 gün ve 11443 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2016 gün ve KYB. 2016-367792 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
Dosya kapsamına göre; Çine Asliye Ceza Mahkemesince, kişi hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; hükme esas alınan sabıkanın dosya ile ilgisi bulunmayan...'na ait olduğu ve sanığın suç tarihi itibari ile sabıka kaydının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Soruşturma aşaması sonunda hazırlanan iddianamenin hemen arkasında, dosya içerisinde sanık yerine... isimli başka bir kişinin adli sicil kaydı bulunduğu, dosyayla ilgisi olmayan üçüncü kişinin adli sicil kaydının, duruşmada sanığın yüzüne karşı verilen karar açıklanırken sehven sanık adına çıkartılmış gibi değerlendirilmek suretiyle dikkate alındığı, bu nedenle de hükmün gerekçesinde "sanık hakkında daha önce verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğu"ndan bahisle, başka bir gerekçe yazılmaksızın ve CMK'nın 231. maddesinin diğer şartları değerlendirilmeksizin, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış olmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/175 Esas 2016/532 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği kararı veren mahkemece, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilmesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy