Mali hakların ihlâli suçundan sanık ...’in, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin 18/12/2013 tarihli ve 2012/882 esas, 2013/641 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 28/09/2016 gün ve 94660652-105-35-6395-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2016 gün ve KYB.2016-375084 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın temsilcisi olduğu şirkete ait işletmede canlı olarak temsili yapılan müzik eserinin kayıtlı olduğu fonoğramın olayda kullanılmadığı, şikâyetçiler Müyap ve Müyobir’in canlı olarak temsil edilen eserle ilgili şikâyet haklarının bulunmadığı, 5846 sayılı Kanun’un 75/1. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun şikâyetin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyet yokluğu sebebiyle açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan Müyorbir Meslek Birliği vekilinin 30/11/2012 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya celbedilen 14/03/2011 tarihli, 6 yıl süreyle geçerli, uyuşmazlığa konu "Kahpe Dilleri" isimli müzik eserinin sahibi olan ...'ın icracı sanatçı olması ve icraları üzerinde hak sahipliğinden doğan mali haklarını Müyorbir Meslek Birliği'ne devrettiği yetki belgesinde; temsil hakkının konusunun, icranın doğrudan doğruya, bilinen veya icad edilecek her türlü vasıtalarla, özellikle, gerçek kişi veya kişilerin enstrümantal ve/veya vokal olarak icrasını da kapsadığının belirtilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 75/1. maddesinde belirtildiği şekilde usulüne uygun şikayetin bulunması ve aynı Kanun'un 73/4. maddesinde yer alan "... hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz" şeklindeki düzenleme sebebiyle, katılanın hükmün kesinleştiği 23/01/2014 tarihinden sonra 08/04/2014 havale tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı ve cezanın infazına engel olmayacağı anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin 18/12/2013 tarihli ve 2012/882 esas, 2013/641 sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy