MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayet ve temyiz dilekçeleri içeriğine göre şikayetin sadece İİK’nın 331 ve 333/a maddelerine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin 13/05/2014 tarihli 3. celsede sanık ... hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmiş olması karşısında İİK’nın 354. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davaların şikayetten vazgeçme nedeniyle İİK'nın 354. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan tüm hükümlere ve sanık ... hakkında İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ...’in, borçlu şirketin temsilcileri olmamaları ayrıca İİK’nın 331. maddesinden yapılan şikayetle ilgili olarak borçlu ... Grup İnş. İnş. ve İzo. Malz. İth. İhr. Tic ve San. Ltd Şti.nin mevcudunun hangi fiillerle eksiltildiğinin şikayet dilekçesinde somutlaştırılmamış olması ve İİK’nın 351. maddesi uyarınca şikayetçinin dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlı olduğunun düzenlenmesi karşısında Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve hakime ait olan kast değerlendirme hususunda görüş bildiren bilirkişi raporu hükme esas alınarak beraat kararı verilmesi hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde sanığın cezalandırılacağının” hükme bağlanmış olması karşısında; sanığın kastının tayini açısından yetkilisi olduğu şirkete ait defter, belge ve banka hesapları üzerinde varsa şirket aleyhine yapılıp da defterlerde görünmeyen kesinleşmiş takipler de pasife eklenecek şekilde ve kayıtlarda görünen mal varlığının mevcut olup olmadığı da araştırılarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, takibin kesinleştiği tarih itibarıyla şirketin aktifinin borçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığının tespiti gerekirken, takibin kesinleştiği tarih yerine ihtiyati haciz tarihi itibarıyla durumu yalnızca 2013 yılına ait defterler üzerinden inceleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy