6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 18/9., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca 400 TL Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/574 sayılı kararı ile 6222 sayılı Kanun'un 18/9, 5237 sayılı Kanun’un 52. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/61 sayılı; 20/05/2015 tarihli ve 2014/1123 Esas, 2015/542 sayılı; 17/03/2015 tarihli ve 2014/1050 Esas, 2015/188 sayılı; 17/03/2015 tarihli ve 2014/1048 Esas, 2015/187 sayılı; 15/04/2015 tarihli ve 2014/1142 Esas, 2015/349 sayılı kararları aleyhine Adalet Bakanlığının 12/10/2016 gün ve 8096 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2016 gün ve KYB. 2016-380342 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre 29/12/2013 tarihinde taraftarı olduğu Mersin İdman Yurdu takımının katıldığı spor müsabakasındaki eylemi nedeniyle 08/01/2014 tarihinde hakkında seyirden yasaklama tedbir kararı verilen sanığın tedbir kararına karşın taraftarı olduğu takımın muhtelif tarihlerdeki maç saatlerinde kolluk kuvvetine müracaat etme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden ibaret somut olayda; sanık hakkında 20/09/2014, 24/09/2014, 29/09/2014, 03/10/2014, 30/10/2014 ile 08/11/2014 tarihlerindeki yükümlülük ihlalleri nedeniyle hakkında açılan yukarıda belirtilen kamu davalarında atılı suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır..." şeklindeki 43/1. maddesi nazara alındığında, hakkında seyirden yasaklılık tedbirine hükmedilip, maç saatlerinde kolluk kuvvetine müracaat etmemesinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında atılı suçtan düzenlenen ilk iddianame tarihinin 18/11/2014 tarihi olması itibariyle yükümlülük ihlali şeklindeki suça konu eylemlerinin hukuki kesintinin sağlandığı işbu tarihten önce işlenmiş olması nedeniyle, davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde her eylem için ayrı ceza tayininde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki değer, faildeki tehlikelilik halinin ortadan kaldırılması, bu yolla kişilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izlemesi ve dolayısıyla kamu güvenliğinin sağlanması olup, suçun mağduru ise, soyut tehlikeye maruz kalan toplumun bireyleridir.
Sanık hakkında yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünün birden fazla ihlali halinde, Yerel Mahkemece; suç ve iddianame tarihleri gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ortada birden çok suç (ihlal) bulunmasına karşın, faile tek ceza verilen hallerden biri de zincirleme suç adı verilen durumdur. Zincirleme suçu oluşturan suçlardan her biri başlı başına bir suçtur. Kanun, faildeki "bir suç işleme kararı" dan kaynaklanmış olmaları nedeniyle bunları tek suç saymakta ve faile tek ceza vermektedir.
İncelenen dosyada, 29/12/2013 tarihinde Mersin İdman Yurdu – Adanaspor A.Ş. futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında sanığın stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 18/7. maddesi kapsamında alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde spor alanına girme ve çıkmamakta ısrar etme eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri gereğince yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu Mersin İdman Yurdu takımının eylül, ekim ve kasım ayları içinde katıldığı altı (6) futbol müsabakasının başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca eylem sayısınca farklı tarihlerde kamu davaları açılmıştır.
Sanık hakkında düzenlenen ilk iddianamenin tarihi 18.11.2014 olup diğer dosyalarda bulunan suç tarihlerini de kapsamaktadır. Böylelikle, anılan iddianame ile hukuki kesinti gerçekleşmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkındaki dava dosyaları öncelikle birleştirilmeli ardından ise, TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması yapılırken, sanığın 20.09.2014 tarihli ilk eylemi üzerinden yapılan yargılama neticesinde kurulan mahkumiyet hükmü esas alınmalıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin; 28/01/2015 tarihli ve 2014/1025 (E), 2015/61 (K), 17/03/2015 tarihli ve 2014/1048 (E), 2015/187 (K), 17/03/2015 tarihli ve 2014/1050 (E), 2015/188 (K), 15/04/2015 tarihli ve 2014/1142 (E), 2015/349 (K), 20/05/2015 tarihli ve 2014/1123 (E), 2015/542 (K) ile 26/05/2015 tarihli ve 2015/229 (E), 2015/574 (K) sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği öncelikle anılan dosyaların BİRLEŞTİRİLMESİNE, ardından yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanığın, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18/9. maddesi gereğince 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılması suretiyle 31 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanunun 52/2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy