MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Karar başlığında, suç tarihi 27/10/2004 olması gerekirken 2005 olarak yanlış yazılmış ise de, bu hususun mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçu için suç tarihi itibariyle öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin lehine olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi gereğince 5 yıl olduğu, aynı Kanun'un 104/2. maddesi uyarınca eklenecek süre ile birlikte olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olacağı, sanık hakkında 27/10/2004 suç tarihli eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 06/01/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 20/05/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan verilen kararın 03/02/2014 tarihinde kesinleştiği, CMK’nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde işlediği yeni suç tarihi arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, olağanüstü zamanaşımının temyiz süreci içinde gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 14/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.