MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında atılı suçtan Pülümür Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/29 Esas, 2010/38 sayılı kararı ile 11.11.2010 tarihinde 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, bozma sonrası kurulan hükümde ise sanığın 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği anlaşıldığından, sanık açısından 2 ay 15 gün hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde takdiren seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.