MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait iki adet Cabbage Pow marka ve logolu ürünler ...'ın sahibi olduğu ...'in de yanında çalıştığı Kadıköy ... mah. ... Bahçe Sok. No:.../... sayılı yerdeki ... İtimat ... ünvanlı işyerinde ele geçirilmiş olup ele geçen ürünlerin 08.03.2010 tarihli bilirkişi raporu ile marka taklidi yapılmış sahte ürünler olduğu tespit edilmiştir. Sanık savunmasında diğer sanık...’ın kayınpederi olduğunu, suç tarihinde kuyumcuda çalıştığını, cumartesi-pazar günleri de kayınpederine ait dükkanda çalıştığını beyan etmiştir.... ise, işyerinin kendisine ait olduğunu, sanığın bu işyeri ile bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği belgelerin incelenmesinde ise, sanığın ... Hediyelik Eşya Tic. Ve San. Ltd. Şti’de 22.04.2005 tarihinde çalışmaya başladığı, 09.11.2009 tarihinde de işten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalara göre, temyiz dilekçesine ekli belgeler göz önünde bulundurularak, sanığın suç tarihinde suça konu işyerinde düzenli olarak çalışıp çalışmadığı veya kayınpederi olan diğer sanık ile ortak olarak burayı işletip işletmedikleri, başka bir yerde çalışması halinde ise, çalışma saatleri ve süreleri araştırılıp tespit edilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Polis karakolunda ifadesi alınırken uzlaşma hükümlerinin uygulanmasında yasal olanak bulunmadığı halde, matbu form üzerinde “uzlaşmayı kabul etmiyorum” seçeneğinin sanık tarafından imzalanması, uzlaşma teklifinin usule uygun olarak yapıldığı şeklinde yorumlanamayacağından 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy