MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6132 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Erteleme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Mahkemece açıklanan hükümden önce ve fakat suç tarihinden sonra, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 152. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu, davaya konu 1632 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yazılı suçun cezasının; "...üç aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır..." şeklinde değiştiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suç için öngörülen adli para cezasının alt sınırının "10.000.000.000 (on milyar) TL" iken değişiklikle bu kez cezanın üst sınırının "beş bin güne kadar adli para cezası" olduğu, sanık hakkında asgari hadden hüküm kurulduğu göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yazılı “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun lehe kanun belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-) Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin tayininde, yürürlükteki 5237 sayılı Kanun'u 62. maddesi uygulanması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinin uygulanması,
3-) Kabule göre de;
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve CMK'nın 231/8. maddesinde sayılan denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunun değerlendirilip, aynı maddenin 11. fıkrasına göre cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulması mümkün ise de, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapılma imkanının bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği halde, sanık hakkında TCK'nın 51. maddesi uygulanarak CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakları gözetilerek, temyize konu HÜKMÜN; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy