MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle ertelenmiş hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olgular denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, katılan, Cumhuriyet savcısı ve diğer herkesi tatmin edici olması gerekirken, gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurularak 5271 sayılı CMK’nın 231/11 ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken olayla ilgili tüm kanıt ve belgelerin dosya içerisinde bulundurulması gerekirken, 6831 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağının, teslim tesellüm belgeleri, trafik kaydı, adli sicil kaydı gibi belgelerin dosya içerisinde bulundurulması gerekirken eksik kovuşturma sonucu hüküm tesisi,
2-İddianame konusu sanığa isnad edilen suçun niteliğinin belirlenmesi bakımından, sanığın haşeb madde ticareti yapıp yapmadığı araştırılmadan eylemin 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesi olarak vasıflandırılması,
3-Denetim süresi içinde kasten işlenen bir suç nedeniyle hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekmekle beraber bu hususun TCK 50/3. maddesindeki zorunluluk hallerinde uygulanmayacağı dikkate alınarak, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 12 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4-6831 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinin uygulanması sırasında gün adli para cezasının (sonuç ceza doğru olarak belirlenmiş olmakla birlikte ) 6 gün yerine sehven 10 gün olarak belirlenmesi,
5-Hapis cezası ile mahkum edilen sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
6-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nın 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy