5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın, anılan Kanun’un 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2777 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05/10/2011 tarihli ve 2011/324 esas, 2011/403 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5846 sayılı Kanun’un 5101 sayılı kanun ile değişik 81/9-1-a, 5237 sayılı Kanun’un 31/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2777 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 25/05/2016 tarihli, 2016/92 Esas, 2016/341 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 08/11/2016 gün ve 94660652-105-34-10447-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/11/2016 gün ve KYB.2016-390073 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun suçun işlendiği 06/07/2006 tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında olduğu, suça sürüklenen çocuğa atılı suçun gerektirdiği cezanın tür ve miktarına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca atılı suçun 7 yıl 12 aylık kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02/11/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde ikinci suçun işlendiği 10/07/2012 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu, ancak suçun tabi olduğu 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihinde dolduğu gözetilmeksizin, zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 25/05/2016 tarihli, 2016/92 Esas, 2016/341 sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleriyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy