Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1/1-b maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine dair Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2016/51 esas, 2016/153 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/07/2016 tarihli ve 2016/794 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 14/11/2016 gün ve 10979 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2016 gün ve KYB. 2016/ 393521 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde "1)31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;
a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,
c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine,
karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın sorumlu yazı işleri müdürü olduğu gazetede yayımlanan yazı nedeniyle Mahkemece verilen cevap ve düzeltme metninin yayımlanması kararının gereğini yerine getirmemesinden ibaret somut olayda, sanığa atılı eylemin basın yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş suç niteliğinde bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6352 sayılı Kanun'un "Dava ve cezaların ertelenmesi" başlıklı geçici 1. maddesi;
"...(1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;
a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,
c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir..." hükmüyle basın ve yayın yoluyla veya düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçları düzenleme atına almıştır.
5187 sayılı Basın Kanununun "dava süreleri" başlıklı 26. maddesinde; "...Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur..." şeklindeki düzenlemeyle, "basılmış eserler yoluyla işlenen" veya "bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili" deyimleriyle, düzeltme metninin yayınlanmaması şeklinde gerçekleşen adı geçen Kanun'un 18. maddesindeki suçun basın yayın yoluyla gerçekleşen suç deyiminden farklı bir tanımı olduğunu düzenleme altına almıştır.
Keza Dairemizin 25/02/2016 tarihli, 2015/13193 E.-2016/2673 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; "...5187 sayılı Kanun'un 18/1. maddesindeki kesinleşmiş mahkeme (hakim) kararına rağmen cevap ve düzeltmenin yayımlanmaması suçunun 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinde yer alan "..sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen..." suçlardan olmadığı..." değerlendirilmektedir.
Kanun yararına bozmaya konu dosyada; sanığın üzerine atılı suç 5187 sayılı Kanun'un 18/1 maddesinde yer alan "Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması" suçudur. Sanık hakkında bozma ilamı öncesinde davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle düşme hükmü kurulduğu, hükmün katılan tarafından temyiz edildiği, Yargıtay bozma ilamından sonra verilen kararda, mahkemece yapılan inceleme sonucu, bu kez sanığın eyleminin, kanuna aykırı bir yorumla, 6352 sayılı Kanun kapsamında yer alan basın yoluyla işlenen suç kapsamında değerlendirilerek, sanık hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/07/2016 tarihli ve 2016/794 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, kararı veren mahkeme tarafından, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yerine getirilmesine, 12/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy