MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanığa yükletilen 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı bulunan ancak duruşmaya çağrılmayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gıyabi kararın tebliğ olunması gerekirken davadan haberdar edilmemesi,
2-) Sanığın üzerine atılı "elektronik kimlik bilgisini değiştirme, kimliği değişmiş cihazları dağıtma, bulundurma" suçlarından hangisi nedeniyle ceza aldığının gerekçeden açıkça anlaşılamaması,
3-) Dosyada Uyap üzerinden tespit edilen sanık hakkında aynı kanuna aykırılıktan başka mahkemelerde derdest dava dosyalarının incelenerek; şartları varsa TCK'nın 10 ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesi, yine dosyalardaki mağdur, suç tarihi, iddianame tarihleri gözetilerek fiili veya hukuki kesinti olup olmadığının, sanığın üzerine atılı suçlar nedeniyle TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmasız bırakılması,
4-) Kabule göre de;
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 106/3 maddesi gereği, doğrudan hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanacak 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy