MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A-5 maddesine göre marka hakkına tecavüz suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olmasının gerektiği, şikâyet dilekçesi ve dosya içerisinde mevcut Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 06.11.2013 tarihli cevabi yazısı içeriğine göre; katılanın şikâyetine konu olan “Güneykent ...” markasının henüz başvuru aşamasında olduğu ve tescilli olmadığı anlaşılmakla; katılanın şikâyetine konu markanın suç tarihi itibariyle Türkiye’de tescilli bir marka olmadığı ve bu halde cezai yönden korunmasının mümkün olmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.