MAHKEMESİ : Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle,
a) Sanık ...’ın hakkında,
- İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 03/11/2014 tarih ve 2012/203 Esas, 2014/369 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2016/8378 Esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen,
- İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 31/10/2014 tarih ve 2011/14 Esas, 2014/367 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2016/11288 Esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen,
- İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24/03/2014 tarih ve 2012/117 Esas ve 2014/122 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2016/8042 Esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması,
b) Sanık ... hakkında ise,
- İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarih ve 2013/315 Esas, 2013/622 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2015/32555 Esası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen,
- İzmir 2 .Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/03/2012 tarih ve 2011/205 Esas ve 2012/146 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6936 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 2 .Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 03/04/2012 tarih ve 2011/232 Esas ve 2012/74 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6937 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarih ve 2012/495 Esas ve 2012/572 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6939 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarih ve 2012/342 Esas ve 2012/574 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6933 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarih ve 2012/199 Esas ve 2012/570 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6934 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 25/03/2013 tarih ve 2012/816 Esas ve 2013/154 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6935 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/05/2013 tarih ve 2012/547 Esas ve 2013/291 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 10.11.2015 tarihli 2015/6938 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarih ve 2012/601 Esas ve 2013/593 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 03.05.2016 tarihli 2016/17192 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen,
-İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 19/12/2013 tarih ve 2013/357 Esas ve 2013/647 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 03.05.2016 tarihli 2016/17193 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyaların incelenerek birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediklerinin ve haklarında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de bu durumun değişmeyeceği cihetle; sanık ... hakkında açılan ve asıl dosya ile birleştirme kararı verilerek görülen dava dosyalarının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine ayrı ayrı hüküm kurulması,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy