MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) CMK'nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, CMK'nın 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan açıklanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında uygulama yapılırken önce 6831 sayılı Kanun'un 93/1. maddesi gereği 6 ay - 2 yıl aralığından temel cezanın belirlenmesinden sonra TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan 5 ay hapis cezasına hükmolunması,
3) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişisinin raporunda, dava konusu yerin orman kadastrosu kesinleşmiş alan içinde kaldığının belirtilip, kesinleşme tarihinin belirtilmemesi karşısında, bilirkişiden ek rapor alarak kadastronun kesinleşme tarihi saptandıktan sonra, sanık hakkında 6831 sayılı Kanunun 93/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
4) Dava konusu yerde bulunan ve sabit tesis niteliğinde olan fındık ocaklarının müsaderesine yönelik olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5) CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 16,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir yazılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.