MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Katılan temsilcisinin temyiz talebinin incelenmesinde;
02/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3. maddesi uyarınca, aynı KHK'nın 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, anılan KHK'nın 2/1-e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde orman işletme müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise orman işletme şefine devredilebileceği, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde temyiz tarihi itibariyle dava takip yetkisi bulunmayan dava takip memurunun temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında tayin edilen 5 ay hapis cezasının süresi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
b) Dava konusu yerin orman kadastrosu kesinleşmiş alanda bulunması nedeniyle, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Dava konusu yerde bulunan ve sabit tesis niteliğinde olan duvar ile ağaçların müsaderesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy