MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yediemine teslim edilen suça konu emvalin müsaderesiyle ilgili olarak mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Bozma öncesi kararda sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildiği, kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve taksitlendirmenin sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bozma sonrası kararda taksitlendirme konusunda karar verilmemesi,
Kanuna aykırı; katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasına “sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince birer ay arayla 12 eşit taksitte sanıktan tahsiline” ibaresi eklenmek suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.