MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 1974-1986 yılları arasında cezaevinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazı cezaevinden çıktıktan sonra kullanmadığını, ... isimli şahsın araziyi kullandığının duyduğunu ve buna ...'in tanık olduğunu, mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan orman bilirkişi raporunda suça konu yerin 30-40 yıllık açma olduğunun belirtilmesi karşısında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki köy muhtarı, azalar, köy bekçisi, komşu taşınmaz sahipleri, ... ve ...'ın da dinlenerek suça konu yeri suç tarihinde kimin tarafından kullanıldığı hususundaki konuya ilişkin bilgilerinin sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy