MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adreste bulunmadığı şerhi ile iade olunması halinde 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince adres kayıt sistemindeki adresine yapılması gerekirken, doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1)Sanık hakkında sübuta eren fiili sebebiyle uygulanmasına karar verilen cezanın kanuni dayanağının, 7258 sayılı Kanun'un “5/1.b” maddesi olması gerekirken, “5/2 (5/b)” olarak gösterilmesi,
2)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Arama yapılan iş yerinde aynı zamanda telefon ve kontör satışı yapıldığı, sanığın kolluk beyanında ele geçen 530 TL'nin kontör parası olduğunun ifade ettiği ve dosya kapsamında paranın yasa dışı bahisten elde edildiğine yönelik başkaca delil bulunmamasına karşın, ele geçen 530 TL'nin sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından; “5/2 (5/b)” ibaresi çıkartılıp, yerine “5/1.b” ibaresi, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin madde çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması ve kazanç müsaderesine ilişkin hükmün 6. bendinin çıkartılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy