MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılan ... SE vekilinin 11.07.2014 havale tarihli dilekçesi, sanık ... müdafiinin temyizine cevap mahiyetinde olup, temyiz iradesi taşımadığından, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yasa koyucu 765 sayılı TCK’nın 80. madde uygulanmasından kaynaklanan sorunları çözmek, suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesini sağlamak amacıyla 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeyi yapmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 43. madde 2. fıkrasına göre; aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra uygulanacaktır. Yani sanık hakkında bir cezaya hükmedilecek, ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılacaktır.
5237 sayılı TCK’nın 43. madde 2. fıkrasındaki koşulun varlığının anahtar kavramı tek fiildir.
Her ne kadar fıkrada tek bir fiilden söz edilmekte ise de; buradaki hukuki anlam itibariyle tek ve bir kelimeleri aynı şeyi ifade etmektedir. Tek bir fiil denmesi tek hareket anlamına gelmez.
Fiilin tekliği ile kastedilen sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olmasıdır. Fiilde birden fazla hareket bulunabilir.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında somut olaya gelince; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 7 farklı katılan firma adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri aynı adreste üretip, birden çok hak sahibine karşı aynı fiili işlediği gözetildiğinde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, 7 kez ayrı ayrı cezalandırılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy