MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Sanık ... hakkında hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedildiği dikkate alınarak yapılan incelemede, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, hükmolunan adli para cezası hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-Sanık ... hakkında TCK’nın 58. maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması kararı verilirken 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/04/2007 tarih ve 2007/149 Esas, 2007/712 Karar sayılı ilamındaki en ağır cezayı içeren suça ilişkin hükümlülük yerine, ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hükmün tekerrüre ilişkin fıkralarındaki, "cezanın" şeklindeki kısımlar çıkartılarak yerlerine "hapis cezasının" ibaresi yazılmak suretiyle, "Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/04/2007 tarih ve 2007/149 Esas, 2007/712 Karar sayılı " şeklindeki kısımdan sonra gelmek üzere "4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin" ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy