MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece, verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1219 sayılı Kanun'un 41. maddesi; "...Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur..." şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre, Kanun'un 41. maddesindeki suçun maddi unsurları "...Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapmak veya diş hekimliği klinik hizmetleri ile ilgili işyeri açmak..."tır.
Mahkemece, soruşturma aşamasında yapılan denetim ve arama öncesinde, sanığın işyerinde diş hekimliği faaliyeti gerçekleştirdiğinin tespit edildiği tutanakta imzası bulunan tutanak mümzilerinin ifadelerinin alınması suretiyle, tespitin hangi somut delillere istinaden yapıldığının sorulmasıyla, işyerinin bulunduğu muhitte zabıta araştırması yapılarak, suç tarihlerinde veya daha öncesinde, sanık tarafından işyeri olarak kullanılan adreste bir diş hekimi kliniği olup olmadığı, varsa suç tarihlerinde faal olup olmadığına dair araştırma yapılması ve buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, somut olarak bir hastayı muayene ettiği tespit edilemeyen sanık hakkında soyut ihbardan hareketle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-) Açılan kamu davasının niteliğine göre, 1219 sayılı Kanun'da davaya katılma hak ve yetkileri açıkça yazılı olmayan ve suçtan doğrudan zarar görmeyen İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü veya Diş Tabipleri Odası gibi tüzel kişi kurumların davaya katılma ve hükmü temyize yetkileri bulunmadığı gözetilmeksizin, mahkemece İlçe Sağlık Müdürlüğünün kamu davasına katılan olarak kabul edilmesiyle, katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy