MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1. Sanık ... hakkında tüm suçlardan, sanık ... hakkında ise İİK’nın 331, 332. maddelerine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gelen yazıya göre sanık ...’ın borçlu şirketin yetkilisi olmadığı, sanık ... hakkında ise şikayet dilekçesinde İİK’nın 331 ve 332. maddesinde düzenlenen suçlar yönünden sanığın hangi eylemleri ile alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksilttiği ve borçlu şirketin aczine sebep olduğunun somut olarak bildirilmediğinin anlaşılması karşısında bu gerekçe ile beraat hükmü verilmesi gerekirken, sanıkların aynı suçtan dolayı Konya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2013/599-2014/948 Esas - Karar sayılı ilamı ile cezalandırılmalarına karar verilip, aynı suçtan dolayı sanığa tekrar ceza verilemeyeceği nedeniyle beraat hükmü verilmiş ise de sonuç itibariyle hüküm doğru olduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında,
a ) İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde; “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçuoluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanmış olması, somut uyuşmazlıkta borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibinde 31.01.2013 tarihinde haciz için borçlu adresine gidildiğinde adresin boş olduğunun saptanması nedeniyle haciz işlemi yapılamamış olması ve takibin kesinleştiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığının dosya içeriğinden anlaşılamaması karşısında; Mahkemece takibin kesinleştiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı bilirkişi marifetiyle saptanmalı ve takibin kesinleştiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunduğunun belirlenmesi halinde icra takibinin kesinleştiği tarih suç tarihi olarak kabul edilip, toplanan delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b ) İİK’nın 337/a maddesine aykırılıktan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK'nın 44. maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1- İİK'nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uyuşmazlıkta bu eylemden dolayı şikayetçi olan müştekinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden şikayet tarihi itibariyle en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, mükellefiyetinin devam ettiğinin ve adresin farklı olduğunun bildirilmesi halinde bu adreste zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Her ne kadar aynı sanıklar hakkında aynı suç sebebiyle Konya 1. İcra Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş 2013/599 E-2014/948 K. sayılı kararın bulunması nedeniyle beraat kararı verilmiş ise de, dosya kapsamına göre bahse konu kararın sanıklarının farklı olduğu anlaşılmakla, yargılamaya devam edilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.