MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, borçlu şirketin en son adresini terk ettiğini bildirmiş olup, İİK'nın 337/a maddesi kapsamında sanığın ticareti usulsüz olarak terk ettiğine yönelik bir iddia ve şikayette bulunmamış olup, dilekçe kapsamından açıkça sanığın İİK'nın 333/a maddesinde tanımlanan suçu işlediğinin iddia edilmesi karşısında ,sanığa isnat edilen İİK'nın 333/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, sanığa isnat edilen “ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi” suçunun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketin hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkililerinin alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla şirket borcunu ödememesi ve sanıkların bu eyleminin başka suç oluşturmamasının gerekmesi nedeniyle, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için borçlu şirketin ticari defterleri, belgeleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde, beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy