Damgasız orman emvali bulundurmak suçundan hükümlü ...'nin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/2, 108/3, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2., 81/2-3, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 1.188.904.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2003 tarihli ve 2002/836 esas, 2003/162 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, kanun değişikliğinden dolayı hükümlü tarafından yapılan uyarlama talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 29/04/2014 tarihli ve 2002/836 esas, 2003/162 sayılı ek kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 07/01/2016 gün ve 2117 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2016 gün ve KYB. 2016-15190 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarih ve 2008/5-220 Esas, 2009/28 karar sayılı ilamında da belirttiği üzere, infazı tamamlanmış olan hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilmeyeceği hususunda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, infaz edilmiş hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip dilmeyeceği kuşkulara yol açmış ise de, yasanın infaz edilmiş hükümlere infazdan sonra da bir takım sonuçlar bağladığı, bu anlamda lehe yasanın belirlenerek uygulanmasının, hakkındaki hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da "lehe durumlar oluşturabileceği" ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukuki yararı bulunacağı, sonraki yasanın cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, "infaz edilmiş bulunan hükümler ile ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz" şeklinde bir ilke konulmasının kabul edilemeyeceği benimsenmişken, infaz edilmiş olsa dahi sonradan değişen yasa nedeniyle uyarlama yapılmasında sanığın hukuki yararı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2003 tarihli ve 2002/836 esas, 2003/162 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 31/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.