MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gerekçeli kararda hükme karşı 7 gün içinde Asliye Ceza Mahkemesine itiraz yolunun açık olduğunun sanığa bildirildiği, sanığın da sürsi içinde itiraz dilekçesi verdiği, ancak sonradan mahkemece verilen ek kararda, mahkumiyet hükmüne karşı gerekçeli kararda sehven yazılan "itiraz" yolu değil "temyiz" yolunun açık olduğu belirtilerek dosyanın kül halinde Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla, süresinde sunulan itiraz dilekçesinin temyiz mahiyetinde olduğu değerlendirilmek suretiyle gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazısı ile borçlu şirketin 19.09.2012 tarihi itibariyle re'sen terk işleminin yapıldığının bildirildiği ve şikayetçi vekilinin İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süreler geçtikten sonra 01.07.2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 22/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy