5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet etmek suçundan sanık ...’ın, anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarihli ve 2015/353 esas, 2015/1018 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 17/12/2015 gün ve 13238 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2016 gün ve KYB. 2015 / 421338 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195/1. maddesinde "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanığa gelmediği takdirde duruşmanın yapılacağına ilişkin davetiye gönderilmeden savunması alınmaksızın karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan hükme esas 5809 sayılı Kanun'un 56/4 maddesi yollamasıyla ceza içeren 63/10 maddesi ikinci cümlesi, "...ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır..." hükmünü amirdir.
5271 sayılı CMK'nın "İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı" başlıklı 175. maddesi, "..Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır..." ve "Sanığın yokluğunda duruşma" başlıklı 195. maddesi, "...Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır..." şeklinde sanığın üzerine atılı suçun cezasına göre, sanığın duruşmaya gelmemesi halinde de duruşmaya devam edilebileceği düzenlemiştir.
Kanun yararına bozmaya konu edilen dosya özelinde, sanık hakkında soruşturma aşamasında ön ödeme şartının TK 21. maddesine göre yerine getirildiği, ifadesinin alınmadığı, kovuşturma aşamasında ise, sanığın Mersin'de ikamet ettiği tespit edildiğinden, tensiben savunma ve delillerinin tespiti için mahal mahkemesine talimat gönderildiği, talimat mahkemesince TK 21/2 maddesine göre sanığın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine tebligat yapıldığı, tensipte iddianame ve duruşma gününü bildirir davetiyenin ayrıca sanığa gönderilmesine karar verilmediği, Mahkemece 07.09.2015 günü yapılan ilk duruşmada sanığın yokluğunda, talimat cevabının bila ikmal gelmesine rağmen, duruşmanın bitirilerek mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015 tarihli, 2015/353 E. - 2015/1018 K. sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği kararı veren mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre, sanık hakkında önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmamak koşuluyla gereken hükmün verilmesine, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy