2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 14, 15 ve 20/h maddelerine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli MÇP Organizasyon Gıda Turz. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında Çankaya Belediye Encümeninin 26/05/2015 tarihli ve C.\2015\3187.16 sayılı kararı ile verilen toplam 23.249,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 01/10/2015 tarihli ve 2015/2774 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/4133 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 31/03/2016 gün ve 15146 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016 gün ve KYB. 2016-135884 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
Dosya kapsamına göre, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 25/2. maddesindeki "idarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz. İdarî para cezalarının tahsil usulü hakkında 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. " şeklindeki düzenleme ile 2872 sayılı Kanun çerçevesinde tesis olunan idari para cezalarına itirazın idari yargının görevine girdiği yönündeki Uyuşmazlık Mahkemesinin 13/04/2009 tarihli ve 2008/442 Esas, 2009/92 sayılı kararı karşısında, somut olayda, gürültü eylemi nedeniyle verilecek idari para cezasında görevli mahkemenin idari yargı merci olduğu gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, işin esasına geçilmek suretiyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 26.04.2006 tarihinde 5491 sayılı Kanunu'nun 14. maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren ceza hükümlerinin, 31.03.2005 tarihinde yayımlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununa göre sonraki kanun (lex posterior) olduğu;
Bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında; Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanununa göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, şöyle ki Emniyet yetkililerinin daha ziyade ses düzeyi hakkında sınır değerin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen komşuların neden olduğu gürültü gibi hususlarda 5326 sayılı Kanun'un 36. maddesine göre idari yaptırım uygulayabileceği;
Öte yandan "çevresel gürültüye" maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği gürültüye hassas olan eğlence yerleri hakkında "Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği”nin 24. maddesi gereğince gürültü seviyesi ve arka plan gürültü seviyelerinin ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının , aşılmış ise hangi ölçüde aşıldığının ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden bu tür mekanlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlar tarafından yapılması gerektiği;
Kabahatler Kanununa göre gürültü yapma eylemi için Emniyet yetkilileri idari para cezası düzenleme yetkisine sahip iken, Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatından kaynaklanan gürültü yapma veya gürültüye neden olma eylemi için Emniyet yetkililerinin idari para cezası uygulama yetkilerinin olmadığı, zira 2872 Çevre Kanunu'nun 12. maddesine göre bu yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerine ait olduğu , ancak bu yetkinin çevre denetimi birimi kuran belediye başkanlıkları gibi sınırlı kurumlara devredilebileceği, yasanın bu maddesinde yetkinin devredilebileceği kurumlar arasında Emniyetin sayılmadığı, dolayısı ile yetkilerinin bulunmadığı;
Öte yandan Çevre Kanununa göre verilebilecek idari yaptırımlara karşı tebliğden itibaren 30 gün içerisinde idari mahkemesinde dava açılabilecek iken, Kabahatler Kanununa göre verilen idari para cezalarına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içerisinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurulması gerektiği,
Somut olayda gürültü yapma eylemi nedeniyle verilecek idari para cezasına itiraz mercinin görevli idari yargı mercileri olması, kanun yararına bozma talebine konu edilen değişik iş kararını veren mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın görevli ve yetkili idari yargı merciine gönderilmesi yerine, işin esasına geçilerek yapılan itirazın reddine karar verilmesi kanuna aykırı görülmekle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi yerinde görüldüğünden, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/4133 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, görevsizlik nedeniyle başvurunun reddine ilişkin müteakip işlemlerin mahallinde, kararı veren hakim veya mahkeme tarafından yerine getirilmesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy