2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-a maddesine aykırı davranmak kabahatinden dolayı araç tescil sahibi ... hakkında Uşak Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 27/07/2015 tarihli ve MA-10901151 sayılı, 19/01/2015 tarihli ve MA-8752665 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 189 Türk Lirası idari para cezası;17/11/2014 tarihli ve MA 7926349 sayılı, 07/11/2014 tarihli ve MA 7843478 sayılı, 27/10/2014 tarihli ve MA 7767856 sayılı idari yaptırım kararı ile uygulanan 172 Türk Lirası idari para cezası; 20/10/2014 tarihli ve HA 42584 sayılı, 15/09/2014 tarihli ve HA 353807 sayılı karar ile verilen 356 Türk Lirası idari para cezasına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine ilişkin Uşak Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/11/2015 tarihli ve 2015/2280 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 06/04/2016 gün ve 2023 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016 gün ve KYB-2016-150923 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Uşak Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/11/2015 tarihli ve 2015/2280 değişik iş sayılı kararının idari para cezalarının miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğu gözetilmeksizin mercii Afyonkarahisar Sulh Hâkimliğince itirazın reddine dair verilen kararının hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 07/11/2014 tarihli ve MA 7843478 sayılı , 27/10/2014 tarihli ve MA 7767856 sayılı, 20/10/2014 tarihli ve HA 42584 sayılı ile 15/09/2014 tarihli ve HA 353807 sayılı idari yaptırım kararlarının kabahatlinin idari yaptırım kararlarında gösterilen adresinden farklı bir adrese tebliğe çıkartıldığı, muterizin adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebligatların geri dönmesi üzerine ilgili idare tarafından ilanen tebliğ yapılarak kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; kabahatlinin bilinen adresinden ayrılması nedeniyle öncelikle yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre tebliğ yapılması gerektiği cihetle ilânen tebligatın usulsüz olduğu, bu itibarla başvurunun belirtilen idari para cezası kararları yönünden süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine dair karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla;
Dosya kapsamında yapılan incelemede;
Kabahatlinin Banaz Sulh Ceza ve Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi olduğu, 2802 sayılı Kanun'un 93/1. maddesinde 680 sayılı KHK'nın 7. maddesi ile yapılan değişiklik ile hâkim ve savcıların kişisel suçları bakımından soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet Başsavcılığı ve aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu cihetle,
Açıklanan nedenle, görevsizlik kararı verilmesi konusunda kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.