Hastalıklı hayvan veya hayvan maddelerini yasak bölge dışına çıkarmak suçundan sanıklar ..., Pelin Yenitürk, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun 46, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 ay 20 gün hapis ve 25.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 231/8. maddesine göre 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmalarına, sanık ...’un ise 3285 sayılı Kanun’un 46, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis ve 25.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2015 tarihli ve 2014/763 esas, 2015/708 sayılı kararına Cumhuriyet savcısı tarafından sanık ... yönünden "daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden" bahisle yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli ve 2015/337 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/04/2016 gün ve 408 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 gün ve KYB-2016-144480 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli kararında başvuruya konu ...’ın isminin sehven Abdullah Karakoyun olarak yazılmasının mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
1- Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli ve 2015/337 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Suç tarihinin 10/03/2011 olması ve 3285 sayılı Kanun’un 13/06/2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 47. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 3285 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2015 tarihli ve 2014/763 esas, 2015/708 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Suç tarihinin 10/03/2011 olması ve 3285 sayılı Kanun’un 13/06/2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 47. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, sanık ...’un suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 3285 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla;
Talep ve dosyaların incelenmesinde;
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli ve 2015/337 değişik iş sayılı kararında sadece sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden inceleme yapıldığı, ihbarnamede zikredilen diğer sanıklar hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2015 tarihli ve 2014/763 esas, 2015/708 sayılı kararına karşı;
Suç tarihinin 10/03/2011 olması ve 3285 sayılı Kanun’un 13/06/2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 47. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 3285 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönünden kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.