Yakacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçundan sanık ...'nun, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91/2-4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 10 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun'un 231/8. maddesine göre 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, kaçak orman emvalinin müsaderesine dair Kastamonu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarihli ve 2012/707 esas, 2013/50 sayılı kararını müteakip, katılan vekilince suçta kullanılan bir adet motorlu testerenin müsaderesine karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine talebin kabulü ile muhafaza altına alınmış olan bir adet kesim motorunun müsadere edilmesine dair aynı mahkemenin 24.04.2013 tarihli ek kararının kesinleşmesi sonrasında müsadere kararına konu orman emvali ile suç aletinin muhafazasının güç olması ve bozulabilecek nitelikte olmaları nedeniyle 6831 sayılı Kanun’un 84. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 132. maddeleri uyarınca satışlarına izin verilmesi için katılan Orman idaresi vekilinin talepte bulunması üzerine, müsadere kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinden bahisle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/08/2015 tarihli ve 2012/10 esas, 2013/21 sayılı ek kararına itiraz edilmesi üzerine, müsadere hükmünün açıklanması geri bırakılan cezai müeyyide içeren hüküm kapsamında bulunmadığı, müsadereye konu orman emvali ile suç aleti kesim motorunun satışına Cumhuriyet savcılığınca karar verilebileceği, ek kararda yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine dair mercii Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2015 tarihli ve 2015/625 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 21/01/2016 gün ve 14293 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2016 gün ve KYB. 2016-35771 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/02/2012 tarihli ve 2009/9362 esas, 2012/3220 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hükmün müsadere ile ilgili kısmının dahi, açıklanması geri bırakılan sanık bakımından hukuki sonuç doğurmayan hükmün devamı niteliğinde olduğu, bu itibarla açıklanması geri bırakılan hükmün dışında mütalaa edilemeyecek ise de; müsadere konusu eşyanın niteliğine göre ayrım yapılması gerektiği bu bağlamda 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesinde belirtilen üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya niteliğini haiz olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa dahi kasıtlı suç işlenmeksizin geçirilen denetim süresinin sonunda düşme kararı verildiği takdirde bahse konu suç eşyasının sanığa iadesinin mümkün olmayacağı, bu itibarla kesinleşmiş müsadere kararı gereğince işlem tesis edilmesi gerektiği, somut olayda ise müsaderesine karar verilen kaçak orman emvalinin Cumhuriyet savcılığınca satışına izin verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kamu davası açılarak mahkemeye intikal ettirilen suça konu emval hakkında Cumhuriyet Savcısının karar verme yetkisi bulunmaması karşısında,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2015 tarihli ve 2015/625 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 31/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy