MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında tek bir fiilden dolayı 6831 sayılı Kanun'un 108/1 ve 91. maddelerinden dava açılmış olmakla birlikte eylemin ağaç kesme suç vasfında gerçekleşmiş olduğu, bu suçtan mahkemece kurulan hükmün temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle kesinleştiği,aynı eylemden dolayı bu kez 6831 sayılı Kanun'un temyize konu 108/1. maddeden dolayı açılan dava hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu aynı fiil nedeniyle sanık hakkında hüküm verilip kesinleştiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yeniden 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinden mahkumiyet hükmü tesisi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında tek bir fiile dayalı 6831 sayılı Kanun'un 108/1, 91. maddelerinden açılan davada dosya kapsam itibariyle sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesi kapsamında kaldığı halde dava konusu tek fiilin bölünmesi suretiyle iki ayrı suçtan (ağaç kesme-nakletme) hüküm tesisi,
Kabule göre de;
a-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
b-Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen değer üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy