Marka hakkına tecavüz suçundan şüpheli ... ve ... Bilgisayar Müh. Rekl. Şti. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/03/2015 tarihli ve 2015/6674 soruşturma, 2015/4309 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/1865 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 28/01/2016 gün ve 14827 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2016 gün ve KYB. 2016/47079 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereği yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173/3 maddesindeki koşullar oluşmadığından itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki vekilinin marka hakkına tecavüz iddiası üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda suçun Cumhuriyet savcısının marka hakkına tecavüzün önlenmesi konusunda görevi olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca suça konu taklit ürünlerin bulunduğu iddia edilen adreste arama yapılarak ortaya çıkabilecek suç eşyaları hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının, soruşturma aşamasında gerek emrindeki adli kolluk makamları ve görevlileri eliyle, gerekse koruma tedbirlerine karar vermek suretiyle re'sen veya mahkeme kararıyla şüphelilerin veya delillerin ele geçirilmesine veya korunmasına yönelik her türlü tedbire başvurabileceği göz önüne alındığında,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 21/01/2009 tarihli 5833 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 556 sayılı KHK'nın 61/A-1 maddesinde yer alan, güncel haliyle 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 30. maddesinde yer alan "marka hakkına tecavüz" suçunun unsurlarının, "Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üretmek, satışa arz etmek veya satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla; satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak" olduğu, suçun oluştuğunun her türlü delille ispatının mümkün olduğu, şikayetçi vekilinin dosyaya hak sahipliği belgelerini, şikayete konu sahte olduğu iddia edilen malzemeyi ve buna dair şüphelinin düzenlediği faturayı sunmak suretiyle kamu davası açılması için şikayette bulunduğu, ayrıca daha fazla suç konusu taklit eşyanın ele geçirilmesi amacıyla arama ve el koyma kararı verilmesini de talep ettiği, ancak Savcılık makamınca, sadece arama talebi reddedilmekle kalmayıp, başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın ve "marka hakkına tecavüzün önlenmesi konusunda soruşturma görevi ve yetkisi olmadığı, bu hususta kanunun açıkça Fikri Sınai Haklar Mahkemelerini özel olarak yetkilendirdiğinden bahisle" kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmekte;
Cumhuriyet Savcılığınca yeterli soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde görülmemiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/1865 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, mahallinde yerine getirilmesine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy