MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: İdari Para Cezası
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5326 sayılı Kanunun "Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinin uyuşmazlığa ilişkin olan 7. fıkrası;"Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir" şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre kovuşturma safhasında, kovuşturma konusu fiilin suç oluşturmayıp kabahat sayıldığının anlaşılması halinde, idari yaptırım kararı verilmesi için dosyanın ilgili kamu kurum ya da kuruluşuna gönderilmesi yerine davayı gören mahkemece idari yaptırım kararı verilecektir. Bu halde mahkemece, açılan kamu davası dolayısıyla yürütülmekte olan kovuşturma konusu fiilin suç oluşturmadığı gerekçesiyle hükmolunacak beraat kararıyla sonuçlandırılırak idari yaptırıma karar verilmesi gerekecek ve bu uygulama 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın ve 5271 sayılı CMK'nın sistematiği birlikte değerlendiğinde hükmün karıştırılması niteliğinde olmayacaktır.
Bu bilgiler ışığında sanık hakkında orman alanından ağaç kesme suçundan 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanığın eyleminin düşük ve devrikten emval temini fiilini oluşturduğu, bu fiilin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesinde idari yaptırıma bağlandığı gözönüne alındığında, yerel mahkemece 6831 sayılı Kanun'un 91/1. maddesinden sanığın beraatına, eylemin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule görede;
Emvalin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmesi gerektiğinini düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, Katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy