MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde:
O Yer Cumhuriyet savcısının 24/02/2014 tarihinde tefhim olunan kararı, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir aylık süreden sonra 25/03/2014 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2- Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın orman alanında, açma yaparak sabit tesis niteliğinde beton zemin üzerine bina yapması karşısında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya kapsamı ve sanık hakkında açılmış bulunan Erzin Sulh Ceza Mahkemesinin 31.07.2013 gün ve 2012/397 Esas, 2013/174 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, 14.09.2012 tarihinde tanzim edilen suç tutanağına göre orman alanında açma yaparak beton zemin üzerine ev temeli yapan sanık hakkında 17.10.2012 tarihinde iddianame tanzim edilip kamu davası açıldıktan sonra, kovuşturma devam ederken aynı bölgede daha sonra yapılan kontrolde, sanığın işgal ve faydalanma eylemini sürdürdüğü gibi orman alanına kaçak olarak inşa ettiği bu evi tamamlayarak kullanmaya başladığının görülmesi üzerine 22.10.2012 tarihinde tutulan tutanak üzerine, 26.11.2012 tarihinde sonraki iddianamenin tanzim edilmesi karşısında, her iki eylemin aralarında hukuki kesinti oluşması nedeniyle ayrı suçları oluşturması karşısında tebliğnamenin B-1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen ve kısa süreli olmayan 1 yıl 6 ay 10 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilemiyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "4150 TL nispi vekalet ücreti" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy