Tebliğname No: KYB - ...
4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 3/6. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... A.Ş. hakkında aynı Kanun'un 5/4. maddesi gereğince 73.263,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair, Radyo Ve Televizyon Üst Kurulunun 19/09/2013 tarihli ve 62 sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24/02/2014 tarihli ve 2013/1048 değişik iş sayılı kararına karşı kabahatli vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarihli ve 2014/165 değişik sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 23/10/2015 gün ve ... sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/11/2015 gün ve KYB. ... sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş Hizmetleri Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının z bendinde; "Ulusal yayın: Ülke nüfusunun asgarî yüzde yetmişine ve Üst Kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini, Yerel yayın: En fazla bir ilin sınırları içine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini, Yayın lisansı: Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve diğer düzenlemelerde belirtilen şartları haiz oldukları takdirde kablo, uydu, karasal ve benzeri ortamlardan her türlü teknoloji ile yayın yapabilmeleri için her bir yayın türü, tekniği ve ortamına ilişkin olarak ayrı ayrı olmak üzere Üst Kurulca verilen izin belgesini ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Bu yasal düzenlemeler uyarınca bir yayının ulusal yayın olabilmesi için ülke nüfusunun asgari yüzde yetmişine ulaşması yeterli olmayıp ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından belirlenen yerleşim yerlerine de bu yayının karasal ortamda karasal verici sistemleri vasıtası ile ulaştırılması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, itiraz eden ... A.Ş.'nin ise ... ili sınırları içerisinde karasal ortamdan yayın yaptığı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu İzleme Ve Değerlendirme Dairesinin RTÜK Başkanlık makamına sunduğu 06/11/2013 tarih ve 44096195-120.02/567 sayılı yazısı ve eki olan ek 6 tabloda anılan TV kanalının "Yerel TV (T3) Tipinde" "Yerel ve Uydu Ortamında Yayın Yapan Kuruluş" olarak belirtilmiş olması karşısında, söz konusu sigara görüntülerinin yayınlandığı TV kuruluşunun yerel statüde olduğu, bu nedenle 4207 sayılı Kanun'un 3/6 maddesinin ihlal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 5/4. maddesi uyarınca yerel yayın yapan TV kuruluşu statüsünde idari yaptırım uygulanması gerekirken, ulusal bazda yayın yapan kuruluş statüsünde değerlendirilerek fazladan idari yaptırım uygulandığı cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
4207 sayılı Kanun’un eylem tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda anılan 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı Kanun’un 3. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen eylemlerin tespiti halinde yayın kuruluşunun ulusal, bölgesel veya yerel yayın yapması hallerine göre farklı miktarlarda idari para cezalarının belirlendiği, buna karşın anılan Kanun’da ulusal, bölgesel ve yerel yayın tabirinden ne anlaşılması gerektiğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu hususta ceza vermeye yetkili kurum olarak belirlenen Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği 6112 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde düzenleme bulunduğu, anılan maddede ulusal yayının “Ülke nüfusunun asgarî yüzde yetmişine ve Üst Kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini” ifade ettiğinin belirtildiği, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun eylem tarihinden sonra verdiği 27/11/2013 tarih ve (1) sayılı kararında, 6112 sayılı Kanunda yer alan “ulusal” ve “yerel yayın ” tanımlarının sadece karasal ortamda ulaştırılan yayın hizmetlerini kapsadığı, uydu ve kablo ortamlarından yapılan yayınların söz konusu tanımın içine girmediği sonucunun ortaya çıktığı belirtilerek 4207 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenlemenin 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrasındaki müeyyide sistemine uygun olarak düzenlenmesi yönünde kanun koyucuya öneri yapılmasının karar altına alındığı, anılan bu karardan sonra 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 111. maddesi ile yapılan yasal değişiklik ile 4207 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 4. fırkasının “3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi hâlinde, yasağa aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası miktarı, on bin Türk lirasından az olamaz. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir.” şeklinde yeniden düzenlendiği, bu durumda eylem tarihindeki yasal düzenleme uyarınca karasal ortamda ulaştırılmayan yayın hizmetlerinin 4207 sayılı Kanun kapsamında ulusal yayın olarak değerlendirilemeyeceği ve kabahatlinin yerel olarak karasal ortamda yayın hizmeti yaptığının anlaşılması nedeniyle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.04.2014 gün ve 2014/165 D.İş sayılı kararının CMK'nın 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 12/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.