MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklar ... (... oğlu), ..., ... ve ... hakkında açma ve ormanda ateş yakma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı ve mahallinde itiraz merciince yapılan inceleme sonucu verilen kararın da kesin nitelikte olduğu gözetilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... (... oğlu) hakkında ağaç kesme ve ormanda ateş yakma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suçlara yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3) Sanıklar ... (Musa oğlu), ..., ... ve Arif Yılmaz hakkında ağaç kesme suçundan kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık ... (... oğlu) hakkında açma suçundan kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Oluşa, suç zabıt tutanağı, bilirkişi raporları ve sanığın suça konu yeri sahiplenip, kullandığına dair savunması, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlen 07/11/2013 havale tarihli orman bilirkişisi raporunda dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup, eski açma yerinin sürülüp, ekilmek suretiyle işgal edildiğinin belirtilmesi ancak sanık tarafından ibraz edilen tapuların alana ait olup olmadığının araştırılmamış olması karşısında, mahallinde orman ve harita tekniğinden anlayan bilirkişiler kurulu marifetiyle sanıktan ibraz edilen tapuların da dava konusu yere tatbiki suretiyle yeniden keşif yapılıp, suç yerinin sanığa ait tapulu yer kapsamında kalıp kalmadığı hususunun tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy